Başarıya ulaşmak için üç kapı vardır. Birinci kapı inanmak, ikinci kapı istemek, üçüncü kapı harekete geçmektir. Bu kapıların anahtarı ise soru sormaktır…
Başarı göreceli bir kavram olsa da, şöyle bir tanımlama onun ne anlama geldiği ile ilgili bize ışık tutacaktır: Yetenek, koşullar ve çevre faktörleri göz önünde bulundurulduğunda, varılması gereken yerin neresinde olunduğu, başarı ile ilgilidir.
Dolayısıyla başarıya ulaşmak isteyen birey, önce yeteneklerini sorgulamak zorunda. Her insanın öne çıkan bir özelliği mutlaka vardır. Sorun bu farklılığın tespit edilememesinde ve geliştirilememesindedir . Aksi halde, sıradan insanların sıra dışı hikayelerini anlatan kitaplara rastlayamazdık.
Beyin çalışmazsa geriler. Onu çalıştırmanın en etkili yolu ise egzersizlerdir. Bu yazımızda beyni geliştiren yaratıcılığı güçlendiren egzersizlere yer veriyoruz.
Zihinsel unsurlar birer beceridir ve dolayısıyla diğer beceriler gibi öğrenilebilir ve geliştirilebilir.
Yeni bir şey öğrenileceği zaman zihin bütün dikkatini yeni duruma odaklar ve mümkün olan en çok sayıda veriyi elde etmeye çalışır. Fakat bilginin, davranışın veya durumun sürekli tekrarı sonucu, zihin ona dikkat etmemeye başlar ve zihin için o konu otomatik bir hal alır. Artık o “şeyi” düşünülmeden, farkında olunmadan, otomatik olarak yapılmaya başlanır. Yani bir bakıma zihin, uçaklarda olduğu gibi “otomatik pilot” tarafından yönetilmeye başlanır. Bunun bazı yararları vardır: Siz aynı ayda birkaç iş yapmaya başlarsınız.
Hem araba kullanıp, hem müzik dinleyip, hem de sohbet edebilirsiniz.
Hem ütü yapıp, hem TV seyredip hem de çocuğunuza talimat verebilirsiniz.
Yani zamandan tasarruf yaparsınız aynı anda birkaç iş yaparak.
Kariyer yapmak, verimli ve başarılı olmak, önemli yerlere gelmek her idealistin en temel arzusu. Fakat günümüz insanı kariyer yolculuğunda belli başlı noktalarda tökezliyor, bariyerlere çarpıyor, kariyer kazaları yaşıyor. İşte en sık yapılan 11 Kariyer Hatası:
Kişisel gelişim yolculuğunda bize başarı yolunu tanımlayacak tek bir formül yoktur. Hepimizin farklı hedefleri ve öncelikleri var ve buna bağlı olarak bizi mutlu edecek farklı etkinlik ve tutumlar vardır. Elbette doğamız gereği güçlü ve zayıf yanlarımız var. Bireyler olarak nasıl daha başarılı olabiliriz?
Sizin için önemli olan nedir?
Her bir kişi için başarılı olmanın kendine göre farklı bir tanımı vardır. Öncelikle kendini tanıma herkes için başarılı olma yolunda ortak hedef olmalıdır. Bunu belirleyemediği için birçok insan gerçekten başarılı olmanın ne demek olduğunu anlarken birçoğu anlamıyor. Bu tamamen normaldir. Kendi değerlerimizi oluşturmamızda bize yol gösteren rol-modeller ve etkenler vardır. Bu durumda bizim için gerçekten neyin önemli olduğu düşüncesi ile neyin önemli olduğu inancı arasındaki fark çok önemlidir. Kişisel gelişim öğretilerine uyan bir birey kendi için neyin önemli olduğunu mutlaka belirlemelidir.
Zayıflıklarının ardına sığınmadan onları tanı
Hayatımızda bireysel gelişim sağlarken ve gerçek hedeflerimizi belirlerken içinde yaşadığımız toplumun sosyal kurallarını göz ardı etmemeliyiz. Diğer insanların değer yargıları kendi değer yargılarımızdan daha az önemli değildir. İçinde yaşadığımız toplumdaki kişilik tiplerini tanımalı ve kabul etmeliyiz. Bu bizim için kişisel gelişim ışığında yürümenin ikinci anahtarıdır.
Örneğin şefkat ve ilgi göstermenin önemli olduğu durumlar vardır. Aynı şekilde karar verirken düşünerek hareket etmenin yanında duygularla hareket etmenin uygunsuz ve etkisiz olduğu durumlar da vardır. Duygularıyla hareket edenler diğer insanların duygularını anlamada doğal bir avantaja sahip olacaktırlar. Tam tersine duyguların karıştırılmadan karar alınması gerektiği durumlarda ise böyle hareket edenler doğal bir avantaja sahip olacaktırlar.
Kendi kişilik tipimizi ve başkalarının kişilik tipini öğrendiğimiz zaman insanların olaylar karşısında neden farklı tepkiler verdiğini anlamış olacağız. Bu sayede insanların davranışlarını daha iyi anlar ve kabulleniriz. Bu düşünce tarzı bizim daha güçlü bireyler olmamızı sağlayacaktır.
Denge için Çabala
Herhangi bir zayıflığımızın nedeni kişiliğimizdeki olumsuz yanların kişiliğimizin diğer yönleri üzerinde baskın gelmesidir. Her bir insan kişiliğindeki baskın yanın yönlendirmesine göre hareket eder. Kişinin kendini ihmal etmesi kişiliğinde aksaklıklara sebep olur. Bu durumda pek çok dengesiz kişilik ortaya çıkar. Kişisel gelişim son yıllarda bu aksaklıkların çözümünde insanların desteğe ihtiyaç duyması sonucu önem kazanmıştır.
Kişiliğimizin bir yönü diğer yönlere baskın gelirse bu zorba bir kral tarafından yönetilen halk durumuna benzer. Akşam yemeğine oturmuş bir kral düşünün. Ona hizmet edenlerin ihtiyaçları göz ardı edilerek kral doyana dek bekletilir. Böyle ortamlarda ancak kralın günlük ihtiyaçları karşılanır. Başarı, mutluluk, motivasyon kavramlarından ise söz edemeyiz.
Baskın olan yanımızın doğrultusunda bir hedef geliştirdiğimizde ise bu diğer tüm düşüncelerin üzerine çıkacaktır. Bunun sonucunda da dengeyi yitirmiş kişilikler ortaya çıkacaktır. Devamında da bunun dışında kalan yeteneklerimiz gölgede kalacaktır. Sürekli ve aşırı stres bu duruma sebep olarak karşımıza çıkabiliyor. Her insan hayatının belli döneminde mutlaka bu tür durumlarla karşı karşıya kalabilir. Yardım alınmalı.
Güçlü ve zayıf yönlerini bilen, gösteren kişiler vardır. Bu çok normaldir. Zira hepimizin baskın bir yönü vardır ve diğer yönler onu destekler durumdadır. Bir kraldan bahsetmiştik. Yönetimin olması için mutlaka bir kral olmalıdır. Ancak eğitim görmüş bir kralın yönettiği ülke eğitimsiz ve danışmanlarının sözünü dinleyen ve desteklenen bir kraldan daha başarılıdır.
Kapıları Açmak
Peki, nasıl bizim için gerçekten önemli olan şeylerin farkına varacağız? Nasıl zayıf yanlarımızı bulabiliriz? Nasıl dengeli bir kişiliğe sahip olabiliriz? Nasıl kendimize kişisel gelişim ve başarı kapılarını açabiliriz?
Başarılı bir kişinin her zaman alternatif yolları vardır. Kendinize karşı bakışınızı ve hayata karşı anlayışınızı genişletmenize kişisel gelişim yardımcı olacaktır.